Selamlar deniz aşıkları ve “Adana’da deniz var mı?” diye soran meraklı dostlarım! Evet, var! Hem de öyle böyle değil, Türkiye’nin en uzun kumsallarından birine sahip bir deniz var. Bugün rotamızı Adana merkezden yaklaşık 45-50 dakika uzaklıktaki sahil ilçesi Karataş‘a çeviriyoruz.
Kozan’da tarihe doyduk, Karaisalı’da kanyonlarda serinledik. Şimdi ise biraz tuzlu su, biraz kum ve bolca güneş zamanı. Geçen hafta sonu havlumu, şemsiyemi kaptım ve Karataş yoluna düştüm. Yol boyunca sağlı sollu pamuk tarlaları size eşlik ediyo, o beyazlıkların arasından geçip denize ulaşmak ayrı bir keyif. Eğer sizde yazın o kavurucu sıcağında Adana’da ne yapılır diyorsanız, Karataş gezilecek yerler listenizi hazırlayın, çünkü kuma ve güneşe doyacaksınız.
içindekiler
Karataş Gezilecek Yerler ve Sonsuz Kumsallar
Listemize tabi ki ilçenin var olma sebebiyle, yani denizle başlıyoruz. Karataş gezilecek yerler ve sonsuz kumsallar buranın alametifarikası. Karataş’a girdiğiniz an burnunuza o iyot kokusu çarpıyor. Burası Ege sahilleri gibi turkuaz, çarşaf gibi bir deniz vaat etmiyor belki (bazen biraz dalgalı ve bulanık olabiliyor) ama kumsalı o kadar geniş ve uzun ki, insan kendini okyanus kıyısında sanıyor.
Özellikle “Harbiş” tarafındaki plajlar çok popüler. Ben gittiğimde şemsiyemi denizin neredeyse içine kurdum. Kumu incecik, insanı rahatsız etmiyor. Hafta sonları Adanalılar buraya akın ettiği için biraz kalabalık olabiliyor ama sahil o kadar uzun ki, yürüyüp kendinize sakin bir köşe bulmanız zor değil. Akşamüstü güneş batarken kumsalda çıplak ayakla yürümek, o dalga seslerini dinlemek bütün haftanın yorgunluğunu alıyo. Deniz keyfi yapmak ve bronzlaşmak isteyenler için Karataş gezilecek yerler listesinin bir numarası kesinlikle bu uçsuz bucaksız plajlardır.
Tarihin Denizle Buluştuğu Yer: Magarsus Antik Kenti
“Sadece yüzmek yetmez, biraz da kültürlenelim” derseniz, Karataş’ın en büyük sürprizi sizi bekliyor: Magarsus Antik Kenti. Denize nazır kurulmuş bu antik tiyatroyu görünce gerçekten şaşırdım. Karataş gezilecek yerler rotasında tarihe dokunabileceğiniz en özel nokta burası.
Tiyatronun basamaklarına oturup yüzünüzü denize döndüğünüzde manzara muazzam. Eskiden insanlar burada oyunlar izlerken arkada bu deniz manzarasını görüyormuş, ne şanslılarmış diye düşündüm. Kazı çalışmaları hala devam ediyor, her gittiğimde yeni bir şeyler çıkmış oluyor. Çok büyük bir alan değil, gezmesi kolay. Özellikle gün batımına yakın giderseniz, o antik taşların kızıl güneşle dansını fotoğraflayabilirsiniz. Tarih ve doğanın bu kadar iç içe geçtiği nadir yerlerden biri burası. Bu yüzden Karataş gezilecek yerler planınızda Magarsus’a mutlaka yer ayırın, pişman olmazsınız.
Doğanın Kucağı: Akyatan Lagünü ve Kuş Cenneti
Karataş sadece deniz ve tarihten ibaret değil, aynı zamanda muazzam bir doğa harikasına da ev sahipliği yapıyor. Akyatan Lagünü, Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri. Flamingo sevenler buraya! Karataş gezilecek yerler arasında doğa fotoğrafçıları için cennet sayılan yer tam olarak burası.
Ben lagün tarafına gittiğimde sessizlik beni benden aldı. Sadece kuş sesleri ve rüzgarın sesi var. Göçmen kuşların uğrak noktası olduğu için eğer mevsiminde giderseniz binlerce kuşun dansını izleyebilirsiniz. Flamingoları uzaktan da olsa görmek çok heyecan vericiydi. Ayrıca burası Caretta Caretta ve Yeşil Deniz Kaplumbağalarının da yumurtlama alanıymış. Doğaya saygı duyarak, sessizce gezmek gerekiyor. Şehrin gürültüsünden tamamen kopmak isteyenler için Karataş gezilecek yerler rotasının en huzurlu durağı burası diyebilirim.
Balıkçı Barınağı ve Liman Keyfi
Bir sahil kasabasının olmazsa olmazı nedir? Tabi ki balıkçı barınağı. Karataş Limanı, rengarenk tekneleri ve ağlarını onaran balıkçılarıyla tam bir kartpostal gibi. Karataş gezilecek yerler turunuzda akşamüzeri limanda bir yürüyüş yapmak farz.
Dalgakıranın üzerinde yürüyüp denizin ortasına kadar gidebiliyorsunuz. Rüzgar burada biraz sert esebilir, şapkanıza dikkat edin 🙂 Limanda taze balık satan tezgahlar var. Sabah erkenden giderseniz, tekneden yeni inmiş, daha kuyruğu oynayan balıklardan alabilirsiniz. Ben buradan aldığım balıkları hemen oradaki restoranlarda pişirttim, tadı bir başka oluyor. Deniz havası insanı acıktırıyor malum.
Karataş’ın Lezzet Yıldızı: Mavi Yengeç
Gelelim işin en lezzetli kısmına. Karataş’a gelip de Mavi Yengeç yemeden dönmek, Adana’ya gelip kebap yememek gibi bir şey. Bu bölgeye has bu lezzet, gerçekten denemeye değer.
Liman çevresindeki restoranlarda veya seyyar tezgahlarda bulabilirsiniz. Rengi gerçekten mavi (pişince kızarıyor tabi) ve eti çok lezzetli. Ben ilk başta nasıl yiyeceğimi bilemedim ama sağ olsun garsonlar taktiğini gösterdi. Yanında bol limonla harika gidiyor. Balık çeşitleri de çok bol, özellikle lagos ve çipura taze taze bulunuyor. Karataş gezilecek yerler gezinizi güzel bir balık sofrası veya mavi yengeç ziyafetiyle taçlandırmadan sakın dönmeyin.
Son Tavsiyeler
Karataş, lüks tatil köyleriyle dolu bir yer değil. Daha salaş, daha doğal ve “bizden” bir yer. Yazlıkçı kültürü hakim, sokaklarda bisiklete binen çocuklar, balkonlarda çay içen teyzeler görürsünüz.
Benim için Karataş demek; samimiyet, bol rüzgar ve sonsuz bir ufuk çizgisi demek. Adana’nın sıcağında bir vaha gibi. Umarım bu Karataş gezilecek yerler yazım, hafta sonu planınız için size ilham verir.
Adana turumuzda denizin tadını da çıkardığımıza göre, artık rotayı başka yönlere çevirebiliriz. Bakalım sıradaki durağımız neresi olacak? Takipte kalın, maviliklerde kalın!
